1 Gün: İSTANBUL – LISBONİstanbul Yeni Havalimanı Dış Hatlar Terminalinde saat 03.30’de hazır bulunulması. Bilet- Bagaj, pasaport işlemleri sonrasında Türk Havayolları TK 1755 sefer sayılı uçuşu ile saat 06.50’de Lizbon’a hareket. Yerel saat ile 09.50’te Lizbon’a varışın ardından özel otobüsümüzle kaşiflerin şehri Lizbon turumuza başlıyoruz. Avrupa’nın en uzun asma köprüsü 23 Nisan Köprüsü, Tagus Nehri’nin kenarında şehrin en önemli eserlerinden; Üzerinde Prens Henry dışında aralarında Vasco de Gama ve Macellan gibi isimlerin de olduğu 30 önemli kâşifi tasvir eden heykellerin bulunduğu Keşifler Anıtı, 1514 -1520 yılları arasında inşa edilmiş Gotik tarzı mimarisindeki zarif ayrıntılarla ziyaretçilerini büyüleyen Belém Kulesi, uzunca bir süre denizcilere yardım eden keşişlere ev sahipliği yapan şehrin en önemli tarihi yapılarından Jerónimos Manastırı (dışardan), denizden Lizbon’a açılan bir kapı olarak nitelendirilen Praca do Comercio (Ticaret Meydan), her zevke ve yaşa hitap eden mağazalar, yerel lezzetlerin sunulduğu kafeler, çiçekçiler, performanslarıyla size keyif dolu anlar yaşatacak sokak sanatçıları ile dolu nehre paralel uzanan araç trafiğine kapalı Rua Augusta, mimari harikasıyla Baixa ile Bairro Alto’yu birbirine bağlayan Santa Justa Asansörü, tarihi şahsiyetleri ve mitolojik karakterleri tasvir eden Rua Augusta Takı, çevresi çok sayıda anıt ve tarihi yapıyla çevrili Pedro IV (Rossio) Meydanı gezildikten sonra serbest zaman. Otelimize yerleşme. Geceleme Lizbon otelimizde.
2 Gün: LİSBON – SİNTRA – CABA DE ROCA – CASCAİS – ESTROİL – LİSBONSabah kahvaltısı sonra 30 dakika mesafedeki Portekiz’in en mistik ve romantik atmosfere sahip yemyeşil tepelerini süsleyen tarihi yapıları ile Sintra kasabasına hareket. UNESCO Dünya Mırası listesine sokulmuş tarihi anıt ve binalarıyla Sintra da en çok dikkat ve ilgi çeken konumu ve mimarisiyle meşhur Palacio Pena (Pena Sarayı), daha sonra sadece 20 dakıka mesafedeki okyanus kenarına vuran sert dalgalarıyla Avrupa’nın en batı noktası olan Cabo da Roca dayız. Bir sonraki durak 19. yüzyılda Portekiz sosyetesinin yaptırdığı lüks villalarla önem kazanmış hala Avrupa aristokratlarının vazgeçilmezi Lizbon’un en turistik sayfiyesi Cascais, ve okyanus kıyısında pek çok spa, thermal otel, casino, gece klüpleri, golf sahaları ile Lisbon un eğlence ve sayfiye yeri Estroil ile gezimizi tamamlayarak Lisbon’a geri dönüyoruz. Öğleden sonra Lisbon gezimize devam ediyoruz. Fado’nun ve gece hayatının merkezi sokakları neredeyse her akşam karnaval atmosferine bürünen Bairro Alto, daracık sokaklardan, birbirine bitişik penceresiz evlerden ve bir o kadar güzel sokaklardan oluşan Lisbon’un nostaljik ve hüzünlü bir bölgesi Alfama, Alfama’nın zirvesinde ise şehrin çok güzel manzarasını gözlemleyeceğiniz Lizbon’un en eski kalelerinden São Jorge Kalesi görüldükten sonra serbest zaman. Otelimizde konaklama
3 Gün: LİSBON – ALGARVE – FARO - HUELVASabah kahvaltı sonrası hareketle, öğle saatlerindeki varışımızı takiben altın rengi çok güzel plajları, muhteşem uçurum manzaraları, fantastik mağaraları ile Portekiz'in en çok ziyaret edilen tatil bölgesi Algarve bölgesinde Faro’yu geziyoruz. Daha sonra akşam üstü saatlerinde tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle turistler için oldukça ilgi çekici Odiel ve Tinto nehirlerinin kesiştiği noktaya Fenikeliler tarafından kurulan Huelva’dayız. Endülüs medeniyetine başkentlik de yapmış. 2500 yıldan fazla bir geçmişe sahip Huelva’da Muelle Bahçeleri, Santuario de la Cinta, Riotinto Rıhtımı ve Huelva Katedrali gezisini yaparak otelimize yerleşme. Konaklama otelimizde
4 Gün: HUELVA – SEVİLLASabah kahvaltının ardından ilk durağımız Endülüs özerk bölgesinin sanat, kültür ve ekonomi merkezi Sevilla. İslam-Hristiyan karışımı bir mimariye sahip, çinileriyle kabartmalarıyla süslenmiş olan duvarlarından gözlerinizi alamayacağınız, ay şeklinde mimarisi, geniş meydanı ve önünde bulunan parkı ile Sevilla’nın en önemli yerlerinden Plaza de Espana, Guadalquivir Nehri’ndeki trafiği kontrol etmek için yapılmış Torre del Oro kulesi. Guadalquivir Nehri’nin iki yakasını birleştiren Sevilla’nın simge yapılarından Triana Köprüsü Yapımına 1181 yılında başlanan, Vatikan ve Londra’daki Saint Paul kilisesinden sonra dünyanın 3. Büyük katedrali ve aynı zamanda en dünyanın büyük gotik katedrali olan Sevilla Katedrali, İspanyol krallarının yaklaşık 700 yıl boyunca yaşadığı Unesco Dünya Mirası listesinde bulunan Sevilla’nın en önemli yapısı Alcazar Sarayı, dar sokakları, beyaz badanalı evleri, balkonlardan sarkan çiçekleri ve saklı avlularıyla adeta açık hava labirenti gibi Sevilla’nın en romantik ve en tarihi semtlerinden Santa Cruz Mahallesi, Sevilla’nın sıcak ikliminde nefes almanızı sağlayacak fıskiyelerle süslü havuzlar, geniş yürüyüş yolları, palmiyeler, turunç ağaçları ve gölgeli çardaklarıyla şehrin en büyük ve en keyifli yeşil alanı Parque de María Luisa, etrafını saran palmiyeler, zarif aydınlatmalar ve etkileyici mimari yapılarla şehir merkezinin tam kalbinde yer alan Plaza Nueva, 13.yüzyıl eseri Altın kule, mantara benzeyen dünyanın en büyük ahşaptan yapılmış yapısı olan ve şehrin en kalabalık yerlerinden.Metropol Parasol, şehrin alışveriş ve sosyal hayatının merkezi en işlek ve tarihi caddelerinden Calle Sierpes ile Sevilla gezimizi tamamlayarak otelimize yerleşme, serbest zaman. Konaklama otelimizde.
5 Gün: SEVİLLA- RONDA - MALAGASabah kahvaltı sonrası yüksek bir kayalık vadi üzerine kurulu farklı mimarisi, tarihi şehir bölgesi, köprüleri ve kendi özgü kültürüyle ziyaretçileri büyüleyen Ronda’dayız. Beyaz badanalı uçurumun kenarına yapılmış evleri, derin kanyonu ve içerisinde uçuşan kuşları görüp de etkilenmemek mümkün değil. Arnavut kaldırımlı sokaklarında dolaşıp, köprülerin üzerinden geçerken bütün bu tarihi doku sizi büyüleyecek ve uzun yıllar hafızanızdan silinmeyecek. 1784 yılında inşa edilmiş boğa güreşi arenası Plaza de Toros, Alışveriş ve yürüyüş yapabileceğiniz ana cadde Calle la Bola (Carretera Espinel), 1793 yılında inşa edilen uçurumlar üzerine kurulu iki yakayı birbirine bağlı Puento Nuevo (Yeni Köprü), şehrin diğer iki görülmesi gereken güzel köprüsü. Puento Romano, Puento Viejo ile Ronda gezimizi tamamladıktan sonra. öğleden sonra varışımızı takiben İspanya’nın Akdeniz ruhunu en çok hissettiren, adı Picasso’yla Malaga kentinin ve Akdeniz’in muhteşem manzarasını izleyebileceğiniz Gibralfaro Kalesi, Dış kısmı Barok, iç kısmı ise Rönesans stilli Malaga Katedrali, şehir kültürünü tanımak isteyen gezginlerin uğrak yeri Larios Caddesi, zarif demir ve cam gölgelik, mudejar kemerleri, muhteşem bir vitray pencereleri olan yerel halkın taze meyve ve sebzeler için tercih ettiği pazar olan Mercado Central de Atarazanas, Malaga’nın atmosferini ve tarihini yaşamak için harika bir yer olan Malaga Limanı, mavi bayrak ödüllü “Güneş Sahili” adıyla ünlenen Malaga’nın toplam 15 kilometre uzunluğundaki plajları görüldükten sonra otelimize yerleşme. Serbest zaman. Konaklama otelimizde
6 Gün: MALAGA – GRANADA – CORDOBASabah kahvaltının ardından Emevilerine uzun yıllar başkentlik yapmış, Arap mimarisinin yarattığı cazibe, farklı dokulara sahip ilginç mahalleleriyle Granada’dayız. Etkileyici resimleri ve freskleri ile öne çıkan Granada Katedrali, geçmişten günümüze kadar çingenelerin yaşadığı, mağara evleri ile meşhur Sacromonte mahallesi, Carmenes isimli yüksek duvarlı ve içinde asmadan, nara çeşitli meyve ağaçlarının yer aldığı, ortasında avlu olan sevimli beyaz evler ve küçük küçük meydanlarla dolu Granada içinde bambaşka bir dünya Albaicin, Arap esintilerini en net görebileceğiniz baharat, hediyelik eşya, bitki çayları, takı, giyim dükkanlarının bulunduğu La Alcaiceria (Arap Baharat Pazarı), en popüler El Hamra manzara noktası El Balcon De San Nicolas, sadece Granada’nın değil aynı zamanda tüm Endülüs’ün göz bebeği, saray, kale ve büyüleyici bahçelerden oluşan muhteşem bir kompleks El Hamra ziyaretimiz sonrasında geçmişte farklı din ve kültürlerin mücadele verdiği bugün ise mistik atmosferi ve eşsiz harmonisi ile ziyaretçilerini adeta başka bir dünyaya davet eden Cordoba ya hareket ediyoruz. Cordoba varışımızı takiben şehir turumuzda 786 yılında inşa edilmiş olup , tuğla ve taştan yapılmış, kırmızı beyaz renkteki kemerleri ile oldukça etkileyici ihtişamlı, o kadar geniş ki sanki ucu bucağı yok gibi olan cami UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer Cordoba camii Romalılar tarafından milattan önce 1. yüzyılın başlarında Guadalquivir Nehri üzerinde inşa edilmiş Roma Köprüsü (Puente Romano), rengarenk çiçeklerle bezeli muazzam bir görünüme sahip Eski Şehir Caddesi (Calleja de las Flores) görüldükten sonra otelimize yerleşme. Konaklama otelimizde.
7 Gün: CORDOBA – TOLEDO – MADRİDSabah kahvaltı sonrası hareket öğle saatlerinde İspanya'nın görkemli yapılarıyla büyüleyen kenti Toledo’dayız. Tarih boyunca Müslümanlara, Yahudilere ve Hristiyanlara ev sahipliği yapmış sarı taşlı evleri, daracık labirent sokakları ile tarih kokan Unesco Dünya Kültür Mirası Listesindeki İspanya’nın en güzel Orta Çağ kentlerinden Toledo’yu geziyoruz. Gotik mimarinin başyapıtı olarak kabul edilen Toledo Karedrali, Toledo’nun eski ve yeni yerleşim yerlerini birbirinden ayıran Tajo Nehri, Eski Bisagra Kapısı, 5 kemerli mimari yapısıyla dikkat çeken üzerinden tüm şehir manzarasını gözlemlemenin mümkün olduğu San Marti Köprüsü, şehrin en merkezi noktası sayılan Zocodover Meydanı da gezildikten sonra Madrid’e hareket. Madrid’in sembolü haline gelen ayı ve kocayemiş ağacı heykeline ev sahipliği yapan şehrin en hareketli meydanı Puerta del Sol, geçmişte ölüm cezasına çarptırılan suçluların idam edildiği, taç giyme törenleri ve boğa güreşi gösterilerine ev sahipliği yapan Madrid’in ünlü tarihi meydanı Plaza Mayor, geleneksel bir pazarın aksine taze hazırlanmış tapaslar, jambonlar, zeytin, fırın ürünleri ve çeşitli lezzetleri içinde barındıran 30 dan fazla farklı satıcının oluşturduğu oldukça canlı ve kalabalık gurme pazarı El Mercado San Miguel gezildikten sonra serbest zaman. Otelimize yerleşme. Konaklama otelimizde.
8 Gün: MADRİD – İSTANBULSabah kahvaltı sonrası Madrid gezimize devam ediyoruz. ünlü İspanyol yazar Cervantes adına yaptırılmış olup yazarın en büyük yaratıcısı olduğu hikayenin kahramanlarından olan Don Kişot ve Sancho Panza’nın bronz heykelleriyle ünlü ayrıca meydanın en büyük simgesi 26 katlı Edificio Espana binasın bulunduğu Plaza De Espana, Madrid’in kalbinin attı cadde Gran Via ( Büyük Yol), Madrid’in turistik ikonlarından birini oluşturan yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki granit giriş kapısıyla dikkat çeken cephesi heykeller, başlıklar ve dekoratif kabartmalarla süslenmiş Puerta de Alcala, yaklaşık yüz yıl önce halka açılan, Madridlilerin nefes almak, dinlenmek, zaman geçirmek için toplandığı 130 hektarlık yeşil alan sahip adımınızı attığınız anda sokak müzisyenlerinin tınıları ve huzurlu görüntüsü sizi içine alacak muhteşem Retiro Park, adını Roma doğa tanrıçası Kibele’den alan neoklasik heykelleri ve çeşmesiyle ünlü Plaza De Cibeles (Kibele Meydanı) ile Madrid gezimizi tamamladıktan sonra Madrid havalimanına hareket. Bilet, pasaport, bagaj işlemleri sonrası THY’nin TK 1860 sefer sayılı uçağıyla saat 18:25 de İstanbul’a hareket. Yerel saat 23:40 İstanbul’a varış turumuzun sonu…